Vegan diyeti nedir ? Faydaları nelerdir ?

Vegan diyeti nedir ? Nasıl yapılır ? Vegan diyetinin amaçları ve faydaları nelerdir ? Veganlık tarihi nedir ? İnsanlar neden vegan oluyor ?

Vegan terimi, ilk olarak 1944 yılında The Vegan Society’nin kurucularından da olan Donald Watson tarafından ortaya atıldı. İngiltere’deki Leicester Vejetaryen Topluluğu’ndan ayrılan küçük bir vejetaryenler grubuyla ifade edilmektedir. Vegan terimi, “vejeteryan” ın ilk ve son harflerini birleştirerek seçilmiştir.

Donald Watson veganlığı şu şekilde tanımlıyordu: “ Veganlık hayvanlar alemine dair sömürü ve zulmün tüm biçimlerini dışlamanın ve yaşamı gözetmenin yoludur. Et, balık, kümes hayvanı, yumurta, bal, hayvansal süt ve türevlerini dışlayıp bitkiler aleminin ürünleriyle yaşamayı ve tamamen ya da kısmen hayvanlardan üretilen tüm ticari malların alternatiflerini kullanmak şeklinde uygulanmaktadır.

Vegan kelimesi daha sonra 1979 yılında The Vegan Society tarafından şu şekilde tanımlandı: “ Veganlık hayvanların gıda, giyim ya da başka amaçlarla maruz kaldıkları sömürü ve zulmün her türlüsünden -uygulanabilir olan en mümkün mertebede- kaçınan ve buna ek olarak insanların, hayvanların ve çevrenin yararına, hayvan kullanımı içermeyen alternatiflerin geliştirilmesini ve kullanımını destekleyen felsefe ve yaşam biçimidir. Beslenme söz konusu olduğunda, hayvanlardan tamamen veya kısmi olarak elde edilen ürünlerin reddedilmesini ifade eder.”

Vegan diyeti nedir ?

Vegan diyeti ya da diğer adıyla veganizm, tüm hayvansal ürünleri dışlayan ve hayvanların sömürüsünü mümkün olduğunca sınırlamaya çalışan bir yaşam tarzıdır. Bazen “sıkı vejetaryenlik” diye de adlandırılır. Vegan kişiler, hayvan kullanımı yoluyla elde edilen gıdaları, giyecekleri ve diğer tüm yan ürünleri kullanmayı reddetmektedir.

Bu tanım halen derneğin belgelerinde resmi tanım olarak yerini korumaya devam etmektedir. Vejetaryenler gibi etten kaçınmanın yanı sıra süt, yumurta veya hayvansal kökenli başka ürünler tüketmemeyi tercih ettiler . Vegan bir diyet benimsemenin çeşitli nedenleri olsa da, sağlık nedenleri çok fazla bilimsel odaklanmaktadır. Veganlar daha ince olma, daha düşük kolesterol ve daha düşük kan basıncına sahip olma eğilimindedir. Vegan diyetinin daha uzun yaşam beklentisine yol açabilecek ek sağlık yararları olduğuna dair bazı kanıtlar bulunmakyadır.

Vegan diyeti

İnsanlar neden vegan oluyor?

Veganlık, genellikle aşağıdaki nedenlerden bir veya daha fazlası nedeniyle hayvansal ürünlerden kaçınmayı tercih eder. Vegan diyeti üç başlık altında ayrılmıştır. Ahlâki, sağlık ve çevreci vegan olarak yapılan sınıflandırmalar ne anlama gelmektedir ?

Ahlâki olarak uygulanan vegan diyeti nedir ?

  • Etik boyutu bireylere yalnızca tür mensupluğu üzerinden değer atamak anlamına gelen türcülük isimli ayrımcılık biçimi ile ilgilidir.
  • Türcülüğe bakış açısı hayvan teorisindeki hayvan hakları paradigması ile faydacı yaklaşım arasındaki temel bir ayrım üzerine kuruludur.
  • Etik veganlar, tüm canlıların yaşam ve özgürlük hakkına sahip olduğuna inanmaktadır. Bu nedenle, bilinçli bir varlığın hayatını sadece etini tüketmeye, sütünü içmeye veya derisini giymeye karşı çıkarırlar – özellikle alternatifler mevcut olduğu için.
  • Etik veganlar, modern tarım uygulamalarının bir sonucu olarak hayvanların dayanabileceği psikolojik ve fiziksel strese karşıdır. Örneğin, etik veganlar, birçok hayvanın yaşadığı ve nadiren doğum ile katliam arasında ayrıldığı küçük kalemleri ve kafesleri yok eder.
  • Dahası, birçok vegan, canlı erkek civcivlerin yumurta endüstrisi tarafından öğütülmesi veya kaz ciğeri pazarı için ördek ve kazların zorla beslenmesi gibi tarım endüstrisinin uygulamalarına karşı konuşur.
  • Etik veganlar, protesto ederek, farkındalığı arttırarak ve hayvan tarımı içermeyen ürünleri seçerek muhalefetlerini gösterebilirler.

Hayvan hakları teorisyenlerinden biri olan Tom Regan, hayvanların ‘bir yaşamın öznesi’ olmalarından dolayı haklara sahip olduklarını, çünkü inançlara ve arzulara, duygusal bir hayata, hafızaya ve amaçlara yönelik eyleme geçme yetisine sahip olduklarını ve bu sebeple de kendi içlerinde başkaları için ifade ettikleri anlamın ötesinde bir anlamları olduğunu öne sürer.

Regan’a göre bir yaşamın öznesi olmaktan kaynaklanan haklar başka geçerli sebepler söz konusu olduğunda çiğnenebilir ancak hayvansal ürünler tüketmek -yani keyif, alışkanlık ya da çiftçilerin ekonomik çıkarları- hayvanlara zarar vermek için yeterli bir sebep olamaz.

Sağlık açısından uygulanan vegan diyeti nedir ?

  • Bazı insanlar veganizmi potansiyel sağlık etkileri için seçerler. Örneğin, bitki bazlı diyetler kalp hastalığı, tip 2 diyabet, kanser ve erken ölüm riskinizi azaltabilir.
  • Hayvansal gıdaların aslında insan bünyesine uygun olmadığı, sadece bitkisel gıdaları tüketenlerin, et / süt / yumurta yiyenlerden daha sağlıklı oldukları yönünde fikirlere dayanarak veganların beslenme biçimini sağlık amaçlı olarak kendi hayatında uygulayan kişiler bulunmaktadır.
  • Bu beslenme biçimine zaman zaman vegan beslenme ya da sağlık amaçlı veganlık gibi isimler takılıyor olsa da, veganlık tanımı gereği yalnızca beslenmeye dayalı bir düşünce ve pratik olmadığından bu tanım hatalı bir tanımdır.
  • Bu beslenme biçimine bitkisel beslenme denmesi daha doğru olsa da, bu şekilde kullanımı toplum içinde yaygın hale gelmiştir.
  • Türkiye’de de bu beslenme biçimini takip eden ve öneren tıpçılar mevcuttur. Vegan beslenmenin, tip 2 diyabete, yüksek tansiyona, obeziteye, kardiyovasküler hastalıklara ve kansere yönelik önleme ve tedavi çalışmalarında gösterdiği faydalara dair bilimsel veriler bulgulanmıştır.
  • Salt bitkisel beslenmeye dayanan beslenme biçiminin, hayvansal gıdaları da içeren beslenmeden daha üstün olduğu ya da hayvansal gıdaların insan beslenmesine uygun olmadığı fikri bilimsel olarak kesin olarak kanıtlanmış bir fikir olmadığı gerekçesiyle eleştirilmektedir.
  • Bunlara ek olarak salt bitkisel beslenen kişilerin kemik dokusu zedelenmeleri açısından, vejetaryenlere, balık yiyenlere ve et yiyenlere oranla daha yüksek risk taşıdıklarına dair bulgulara rastlanılmıştır.

Bu beslenme biçimi özellikle T. Colin Campell’ın The China Study isimli kitabı ve bu kitapla ilişkili olarak yayınlanmış olan Forks Over Knives isimli belgesel filmle popülerlik kazanmıştır.

Bu sebeple daha sağlıklı bir beslenme biçimi uygulamak amacıyla hayvansal gıdaları tüketmeyen kişiler arasında, bunu dönem dönem gerçekleştiren kişiler de bulunmaktadır. Dönem dönem vegan beslenme, insanın doğasında hayvansal ürünleri tüketmenin yeri olduğu, fakat günümüzde bunun aşırıya kaçtığı, halbuki doğal olanın uzun veganlık dönemlerinin çok kısa etobur rejim dönemleri ile bölünmesi olduğu düşüncesine dayalı yaklaşımdır.

Bu yönde düşünenler modern hayatta insan bünyesinin B12 vitamini  ihtiyacını sadece bitkisel gıdalardan sağlayamayacağını bu fikrin doğruluğuna bir destek olgu olarak görürler. Hayvan evcilleştirme öncesi dönemlerde hayvani gıdalara ulaşmanın ancak kısa dönemlerde mümkün olabilmiş olma olasılığı da benzer bir destek olgudur.

Hayvansal ürün alımınızı azaltmak aynı şekilde Alzheimer hastalığı veya kanser veya kalp hastalığından ölme riskinizi de azaltabilir. Bazıları ayrıca modern hayvan tarımında kullanılan antibiyotik ve hormonlarla bağlantılı yan etkilerden kaçınmak için veganizmi seçer. Son olarak, çalışmalar sürekli vegan diyetlerini daha düşük bir vücut ağırlığına ve vücut kitle indeksine bağlar. Bazı insanlar bu diyetleri kilo vermek için seçebilirler.

Çevreci vegan diyeti nedir ?

  • İnsanlar, hayvan tarımının çevresel etkileri nedeniyle hayvansal ürünlerden kaçınmayı da seçebilirler.
  • Çevreci veganlık hayvan haklarından ziyade hayvansal ürünlerin üretiminin çevreye vermekte olduğu zararlar üzerine odaklanmakta olan veganlık biçimidir.
  • 2010 Birleşmiş Milletler (BM) raporu, bu ürünlerin genellikle tesis bazlı seçeneklerden daha fazla kaynak gerektirdiğini ve daha yüksek sera gazı emisyonlarına neden olduğunu savundu.
  • Örneğin, hayvancılık, küresel azot oksit emisyonlarının % 65’ine, metan emisyonlarının % 35-40’ına ve karbondioksit emisyonlarının% 9’una katkıda bulunmaktadır.
  • Bu kimyasallar iklim değişikliğine karışan üç ana sera gazı olarak kabul edilmektedir.
  • Dahası, hayvan yetiştirilmesinim tarıma göre suyu yoğun bir şekilde tüketen süreç olma eğilimindedir. Örneğin, 1 pound (0,5 kg) sığır eti üretmek için 550–5,200 galon (1,700–19,550 litre) suya ihtiyaç vardır.

Örneğin Sea Shepherd örgütünden Paul Watson 2010 yılında Sea Shepherd gemilerinde çevresel sebeplerle vegan yiyeceklerin servis edildiğini şu şekilde ifade eder: ” Okyanuslarda yakalanan balıkların %40’ı başta endüstriyel olmak üzere hayvancılıkta besin olarak kullanılıyor -tavuklar ve domuzlar denizlerdeki bir numaralı yırtıcı hayvan haline geldi.”

Beslenme uzmanı Winston Craig ise Vegan beslenme biçiminin diyet lifi, magnezyum, folik asit, C vitamini, E vitamini, demir ve fitokimyasal maddeler açısından zengin olduğunu belirtmiştir. Bununla birlikte, kalori, doymuş yağ, kolestrol, uzun zincirli Omega 3 yaş asitleri, D vitamini, kalsiyum, çinko ve B12 vitamini açısındansa zayıf olduğunu bulgulamıştır.

Amerikan Beslenme Derneği, 2009 yılında yayınlamış olduğu raporda, vegan beslenme de dahil olmak üzere bitkisel temelli beslenme biçimlerinin doğru bir biçimde düzenlendiklerinde bebeklik, ergenlik, hamilelik ve yaşlılık dahil olmak üzere her yaş grubu için yeterli olduğu kanısına vardıklarını açıklamıştır. 

Buna ek olarak Avustralya Ulusal Sağlık ve Tıbbi Araştırmalar Konseyi de doğru planlanmış bir vegan beslenmenin her yaş için uygun olacağını kabul etmiştir.

Hayvansal gıdalardan elde ettiğimiz besinler hangi gıdalarda bulunur ?

  • Proteinler, amino asitlerden oluşmaktadır. Vegan beslenmede tüm proteinler bitkilerden elde edilir.
  • Bitkisel protein kaynakları mercimek çeşitleri, nohut, fasulye, soya fasulyesi gibi bakliyatlar, kuruyemişler, kinoa, mercimek, kara pirinç, buğday, mısır ya da arpa gibi hububatlardır.
  • Örneğin pirinç ile fasulyelerin bir araya getirilmesi yüksek aminoasitli kombinasyonlar sağlamaktadır.
  • Soya fasulyesi ve kinoa insanların ihtiyaç duyduğu bütün temel amino asitleri içerdiğinden tamamlanmış protein kaynakları olarak bilinirler. 
  • Amerikan Beslenme Derneği raporu, farklı protein kaynaklarının farklı öğünlerde tüketilmesinin gereken aminoasitlerin elde edilmesi için yeterli olduğunu bulgulamıştır.
  • B12 vitamini, hücre bölünmesi ve nörolojik işlevlerin yerine getirilmesi için gerekli bir vitamindir.
  • Veganlar, çoğu zaman beslenmelerinden vücutları için gerekli B12 vitaminini alamazlar.
  • İnsanların sindirim sistemlerinde bulunan bakteriler B12 vitamini üretiyor olsalar da bu vücut tarafından kullanılamamaktadır.
  • Bu sebeple veganların B12 için ek besin desteği kullanması ya da B12 ile zenginleştirllmiş gıdaları tüketmeleri önerilmektedir.
  • Kalsiyum, kemik sağlığı ve çeşitli metabolik faaliyetler için önemli bir besindir.
  • Bitkisel kaynakları arasında çin lahanası, kara lahana, turp, brokoli, badem ve fındık bulunur.
  • Bunun yanı sıra kalsiyum açısından zenginleştirilmiş soya sütü ya da tofu tüketimi de önerilir.
  • Kalsiyumun iyi emilimi için yeterli miktarda D vitamini almış olmak gerekir.
  • D vitamini, kalsiyum emilimi ve çeşitli vücut fonksiyonlarında işlev gören bir vitamindir.
  • Veganlar beslenmelerinden çok az D vitamini alırlar.
  • Fakat güneş ışığına maruz kalan insan bedeni kendi D vitaminini üretebilme yetisine sahiptir.
  • Bu sebeple, güneş koruyucu olmadan haftada en az iki kez 5 ila 30 dakikalığına güneşe maruz kalmak önerilmektedir.
  • D vitamini ayrıca zenginleştirilmiş besinlerde ve çeşitli mantarlarda bulunabileceği gibi ek besin desteği olarak dışarıdan da alınabilmektedir.
  • Demir soya fasulyesi, pekmez, yeşil yapraklı sebzeler, kuru meyveler, siyah fasulye, mercimek, nohut, ıspanak, tempe, tofu ve kuru fasulye bitkisel demir kaynaklarıdır.
  • Demir emilimini arttırmak için, demir içeren besinlerin yanında C vitamini içeren besinlerin de tüketilmesi ve yemeklerle beraber çay ve kahve içilmemesi önerilmektedir.
  • Omega-3 yağ asiti olan Alfa-Linolenik Asit yeşil yapraklı sebzelerde, fındıkta ve kanola ya da keten tohumu yağı gibi bitkisel yağlarda bulunmaktadır.
  • Buna ek yemeklerde olarak zeytinyağı ve kanola gibi Omega 6 açısından düşük yağların kullanılması tavsiye edilmektedir.
Vegan diyeti faydaları

Vegan diyeti faydaları nelerdir ?

Vegan diyeti uygulayanlarda metabolizma, kardiyovasküler, bilişsel faydalar gözlenmiştir. Vegan diyeti faydaları üzerine yapılan birçok çalışma mevcuttur.

  • Vegan diyetinin metabolizmaya faydaları;
  • Veganlar artan sebze tüketiminden yararlanır, ancak et ve sütten kaçınılması nedeniyle temel besin maddelerini kaçırabilirler. 
  • Vegan diyetleri genellikle lif, magnezyum, folik asit, fitokimyasallar ve C ve E vitaminleri bakımından yüksektir.
  • Diğer taraftan, kalorilerde, doymuş yağ, kolesterol, omega 3 yağ asitleri, kalsiyum, çinko ve vitaminlerde daha düşük olma eğilimindedirler.
  • Kısa ve orta vadede yapılan çalışmalar, vegan diyetlerinin sağlıklı, obez ve tip 2 diyabetik bireylerde enerji metabolizmasını geliştirebileceğini bulmuştur. 
  • Bazıları bunun vegan diyetinden kaynaklanan bağırsak mikrobiyomundaki olumlu değişikliklerden kaynaklandığına inanıyor, ancak şu anda bunu doğrulamak için yeterli araştırma yok. Veganların daha koruyucu besin ve fitokimyasallar tükettiğine dair bazı kanıtlar da vardır.
  • Vegan diyetinin kardiyovasküler faydaları;
  • Meyve ve sebzelerde, kabuklu yemişlerde, bitkisel yağlarda ve tam tahılda yüksek olan diyetler genellikle daha düşük kardiyovasküler hastalık gelişimi oranları ile ilişkilidir. 
  • Bu tür diyetler geleneksel olarak Akdeniz ve Asya diyetlerini içerir, ancak son zamanlarda vegan diyetinin benzer etkilere sahip olduğu varsayılmaktadır.
  • Daha düşük kardiyovasküler hastalık riski, süt ürünlerinin dahil olduğu vejetaryen bir diyetle elde edilebilir. Bunun başlıca nedeni, lif ve antioksidan vitaminler de dahil olmak üzere değerli besinler içeren ve bağımsız olarak daha düşük kardiyovasküler hastalık riski ile ilişkili olan meyve ve sebzelerin alımının artmasıdır.
  • Vegan diyetler genellikle daha düşük yağ içeriğine sahipken ve veganlar genellikle daha incedir, ancak veganizmle ilişkili yağ alımının kardiyovasküler hastalıklar üzerindeki gerçek faydaları tartışılmaktadır. 
  • Genel olarak, bitkisel yağlar, tekli doymamış yağlar, E vitamini ve a-linolenik asit içeriği nedeniyle hayvansal yağlardan daha faydalı olarak görülür.

Vegan diyetinin kansere karşı etkileri

Çok sayıda kanıt, veganların ve vejeteryanların, hem doğrudan besin alımı hem de ikincil etkiler nedeniyle çeşitli kanser riski daha düşük olduğunu göstermektedir. Meyve ve sebzelerin akciğer, ağız, yemek borusu ve mide kanseri riskini azalttığı tarif edilmiştir ve bunlar veganlarda daha yüksek miktarlarda tüketilme eğilimindedir. Sebzelerde bol bulunan ve vegan diyetlerinde daha yüksek bir hacimde meydana gelen fitokimyasallar, antioksidan özelliklere sahiptir ve kanserin ilerlemesini durdurmak için kanserli hücreleri bozmaktadır.

Vegan diyetler, kanser riskini azalttığı bilinen besinleri içermekle birlikte, vegan diyetlerinin kanser riskleri üzerinde olumsuz etkileri de olabilir. Örneğin, düşük D vitamini artan kanser riski ile ilişkilidir ve vegan diyetlerinde genellikle düşüktür. Bu neden veganlar ile vegan olmayanlar arasında kanser gelişiminde daha belirgin farklılıklar olmadığını açıklayabilir. Vegans, eksikliklerden dolayı artan risklere sahip olabilir, ancak artan antioksidan tüketimi veya düşük vücut ağırlığı nedeniyle riskleri azaltabilir.

Vegan diyetinin bilişsel faydaları

Vegan diyetlerin bir kişiyi nasıl etkileyebileceği konusunda daha az çalışılan alanlardan biri nörobiyoloji ve bilişsel işlevdir. Buna odaklanan çalışmalar, migren, multipl skleroz, fibromiyalji ve romatoid artritli hastalar vegan diyetini tükettiğinde hafif veya orta derecede iyileşme bulmuştur. Bu çalışmalar, bitki temelli diyetin glüten içeriğini hesaba katmamakla ve küçük örnekle büyüklükleriyle karıştırılmaktadır.

Belirli besin maddelerine bakan çalışmalar da, vegan diyetlerinin bilişsel ve zihinsel sağlık için faydalı olabileceğine dair bazı işaretler göstermektedir. Veganlarda daha yüksek görünen fitokimyasalların alımı, zihinsel sağlık üzerinde yararlı etkilerle ilişkilidir. Aksine, veganlarda yaygın olan daha düşük B-12 vitamini alımı, nörolojik sistem ve inme, parkinson hastalığı ve alzheimer hastalığı gibi bilişsel sağlık üzerindeki zararlı etkilerle ilişkilidir. Vegan diyeti faydaları arasında idrar yolu enfeksiyonu geçirme riskinin daha az olduğu görülmüştür.

Vegan diyeti üzerine yapılan çalışmalar

Yeni bir çalışma, veganlaşmanın idrar yolu enfeksiyonu (İYE) riskini azaltabildiğini ortaya çıkarmıştır. İdrar yolu enfeksiyonlarına (İYE) genellikle normalde bağırsakta bulunan ancak idrar yoluna üretra yoluyla giren Escherichia coli gibi bakteriler neden olur . Tedavi edilmediğinde İYE’ler böbreklere ulaşabilir ve onları etkileyebilir. Dünya genelinde en sık görülen mikrobiyal enfeksiyonlardan biridir ve 1.000 kişide dünya çapında yaygınlığı 10’dur.

Geçmişte yapılan çalışmalar, etin İYE’ye neden olan E. coli suşları için büyük bir rezervuar olduğunu göstermiştir, ancak et yemekten kaçınmanın İYE riskini azaltabileceği belirsizdir. Şimdi, Scientific Reports dergisinde yayınlanan yeni bir çalışmada , vejetaryen olmanın ve etten kaçınmanın İYE nöbetlerini azaltmaya yardımcı olup olamayacağı konusunda ilk bulguyu sağlıyor.

Tayvan’daki Tzu Chi Üniversitesi’nden bir araştırmacı ekibi, vejetaryenlerin et yiyenlere kıyasla daha düşük İYE geliştirme insidansına sahip olup olmadığına baktı. Tzu Chi Vejetaryen Çalışmasına katılan Tayvan’daki 9.700’den fazla Budistte İYE insidansını değerlendirdi. Katılımcıları 10 yıla kadar takip ettiler ve veganların et yiyen meslektaşlarına göre İYE geliştirme olasılığının yüzde 16 daha az olduğunu buldular.

Tüm hastalar 2005-2014 yılları arasında Ulusal Sağlık ve Refah Veri Bilimi Merkezi ve Ulusal Sağlık Sigortası Araştırma Veritabanı tarafından hastalık durumlarının değerlendirilmesiyle izlendi. Ekip, hastaların beslenme alışkanlıklarını değerlendirmek için 57 maddelik bir gıda sıklığı anketi kullandı. Çalışmada, vejetaryenler kendilerini vejetaryenler olarak tanımlayanlar ya da ankette et ya da balık yemediklerini bildirdiler.

Erkek ve kadınların diyetlerini ayrı ayrı analiz ettikten sonra ekip, vejetaryen diyetle ilişkili İYE riskinin azalmasının erkeklerde kadınlardan daha fazla olduğunu buldu. Bununla birlikte, kadınların genellikle sistit ile yükümlü olmaları daha olası sonucu da ortaya çıkarmıştır. Erkekler için genel İYE riski, diyetten bağımsız olarak kadınlardan yüzde 79 daha düşük gözlenmiştir.

Vegan diyeti faydaları

Vegan diyeti faydaları arasında kilo kaybına yardımcı olan bağırsak mikroplarını arttığı gözlenmiştir

Barselona’daki Avrupa Diyabet Araştırmaları Derneği’nin (EASD) Yıllık Toplantısında sunulan bir araştırmaya göre, vegan diyetin insanların her hafta yaklaşık bir kilo vermesine ve diyabet riskini önemli ölçüde azaltmasına yardımcı olabildiği saptanmıştır. İspanya’da 148 kişilik bir birey üzerinde yapılan çalışmada, vegan diyetine geçenlerin 73’ü sadece 16 hafta boyunca ortalama 13 lbs (5.8 kg) kaybetti.

Araştırmacılar, kilo kaybının, vücut ağırlığı ve kan şekeri kontrolündeki gelişmelerle ilgili diyet artırıcı bağırsak mikroplarının sonucu olduğunu ileri sürüyor. Faecalibacterium prausnitzii adı verilen bir bakterinin göreceli bolluğu , vegan grubunda % 4.8 düzeyinde artmıştır; bu, vücut ağırlığı, yağ kütlesi ve viseral (içorğana ait) yağdaki azalmayla ilişkili bir değişikliktir.

Başka bir bakterinin göreceli bolluğu olan Bacteoides fragilis, vegan grubunda da % 19.5 arttı ve bu değişiklik, vücut ağırlığı, yağ kütlesi ve visseral yağdaki azalmanın yanı sıra insülin duyarlılığındaki artışlarla ilişkilendirildi. Bu çalışmada bağırsak mikrobiyomunun bileşimindeki ana değişikliğin, lifle beslenen kısa zincirli yağ asidi üreten bakterilerin artan göreceli içeriği olduğunu ve bu nedenle yüksek diyet lifi içeriğinin, görülen değişiklikler için gerekli göründüğünü ekliyorlar.

Araştırmacılar, lifin sağlıklı bir bağırsak mikrobiyomunu teşvik etmek için bitkisel gıdaların en önemli bileşeni olduğunu söylüyor. F. prausnitzii gibi kısa zincirli yağ asitleri üreten bakteriler, sağlığı teşvik eden bütirat ve / veya diğer kısa zincirli yağ asitleri üretmek için bitkilerdeki karmaşık şekerleri ve nişastayı parçalamaktadır. Yazarlar, bu bileşiklerin vücut ağırlığı, vücut sağlığı ve insülin duyarlılığı üzerinde yararlı bir etkiye sahip olduğu bulunmuştur. Daha fazla lifli besinler tüketmenin, sağlıklı bir bağırsak mikrobiyomu sağlamak için bir numaralı diyet önerisi olduğu ortaya çıkmıştır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YAZILARIMIZ

KAYNAKLAR

  • Scientific Reports Dergisi : Tayvan’da bulunan Tzu Chi Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, vegan diyeti uygulayanlarda daha az idrar yolu enfeksiyonu gözlenmiştir.
  • EASD – Avrupa Diyabet Araştırmaları Derneği‘nin Yıllık Toplantısında sunulan bir araştırmaya göre vegan diyeti uygulayanların haftada bir kilo vermesi ve diyabet riskinde önemli ölçüde azaltma gözlenebilir.