Paylaşılmış psikoz nedir ?

Paylaşılmış psikoz; bir aile içerisinde ya da az sayılı topluluklarda iki ya da daha az sayıda kişilerin aynı sanrıları paylaşması ve taşıması durumuna psikolojide verilen ismidir.

Hastalık ilk olarak 1860 yılında Baillarger tarafından bulaştırılan delilik isminde tanımlanmıştır. 1868 yılına gelindiğinde ise Maret tarafından çift taraflı sanrı isminde tanımlanmıştır. Paylaşılmış psikoz tanısında etkileyen kişi için aktif etkilenen kişi ya da kişiler için pasif hasta tanımı kullanılmaktadır. Bu sendrom diğer isimleriyle paylaşılmış psikotik bozukluk, bulaştırılan delilik, bulaşıcı delilik, birliktelik psikozu gibi isimlerle de bilinmektedir.

Ender rastlanan bir sendrom olsa da ciddi psikolojik sorunlar arasında yer almaktadır. Sendromda etkilenen kişiler şizofreni rahatsızlığı ya da benzer psikotik bozukluklardan etkilenmektedirler. Kan bağı olmayan kişilerde genelde eş olan bireyler birbirine etki etmektedirler. Tedavi sürecindeki ilk yapılan uygulama etkilenen kişiyi rahatsızlıkta baskın olan kişiden ayırmak ile başlanmaktadır. Etkilenen kişi baskın kişiden ayrıldığı zaman genelde düzelme gözlenmektedir. Daha sonra rahatsızlıkta baskın kişinin mental bozukluğunun tedavisi yapılarak tedavi süreci devam etmektedir.

Sosyal olarak dış dünyaya kapalı izole halde yaşayan aile ve topluluklarda daha sık rastlanmaktadır. Bu gruplarda daha sık rastlanmasının sebebi sosyoekonomik ve sosyokültürel seviyenin düşük olması neden olarak gösterilmiştir. Paylaşılmış psikoz çoğunlukla iki kişiyi kapsar. Bazı durumlarda tüm aile bireylerini ya da topluluğun tamamını etkilediği görülmektedir. Kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görülmektedir. Zaman zaman haberlerde karşılaştığımız toplu intihar olaylarının temelinde bu rahatsızlığın yattığı söylenmektedir.

NOT: Sosyal fobi nedir ? Bilgi edinmek istiyorsanız eğer daha önceki paylaştığımız içeriğimizi okumanızı isteriz.