Devalüasyon nedir ?

Devalüasyon; bir ülkenin ulusal para biriminin diğer ülkelerin para birimlerine karşı, hükümetçe alınan karar ile düşürülmesidir.

Latince kökenli “dévaluation” kelimesinin anlamı olan bir şeyin değerinin düşmesi anlamını taşır. Sabit kur rejimi uygulanan ülkelerde ödemeler dengesi açık veren ülkenin, alınan kararlar ile ulusal para değerinin düşürülmesidir. Devalüasyon başka bir deyişle, dış satın alım gücünün düşürülmesi olarak özetlenebilir.

Sabit kur rejimi uygulanan ülkelerde ulusal para değeri makroekonomik gelişmeler değerlendirilerek diğer ülkelerin dövizlerine göre hükümet tarafından yeniden belirlenir. Devalüasyon olması için en önemli sebeplerden birisi, ekonomide dış ticaret açığının yaşanmasıdır. Devalüasyon oluşmaması için ekonomide iç-dış ticarette ihracat-ithalat oranlarının dengede olması gerekir. Bu dengeyi sağlamak adına kimi zaman ekonomik toparlanma için uygulanan bir yöntemdir. Para politikası yöntemlerinin iyi yönetilmesi gerekir. Son yıllarda ülkemiz ekonomisinde, paramızın dolar euro gibi dövizlere karşı değer kaybetmesi, devalüasyon mu oluyor ? sorusunu akıllara getirmiştir.

Devalüasyonun ülke ekonomisine etkileri ;

  • İthal edilen ürünler daha pahalı hale gelir. Bu durumdan dolayı ülke içi ticarette fiyatlar daha cazip hale gelir. İç ticarete yönelim artmaya başlar. Yanlız bunun için üreten bir ülke olmak gerekir. Dışa bağımlı ülkelerde devalüasyonun etkileri daha ağır olabilir. Dış ticarette para değerinin azalmasından dolayı üretimde olan ürünler için dış ticarette rekabet oranı artar. İhracat oranları yükselmeye başlar.
  • Enflasyon oranları yükselir. Yükselen enflasyon oranlarını dizginlemek için merkez bankası faiz arttırımına girer. Faiz oranlarının artması kredi maliyetlerinin yükselmesine neden olur. Kredi maliyetlerinin artması nedeniylede yatırımcı yeni bir yatırım yapmaktan kaçınır. Bu durum ekonomide durgunluğa neden olur. İthalatta döviz oranlarının yükselmesi sonucu ülke içi yatırım oranlarını düşer.
  • Az önce bahsettiğimiz gibi üretim yapan bir ülke olmak çok önemlidir. Tarımda, teknolojide, sanayide üretim yapan ülke olmak dışa bağımlılığı azaltacaktır. İhracat oranları ithalat oranına göre daha yüksek olacaktır. Döviz kurlarındaki yükselmeler zorunlu ithal edilen girdilerin geri ödeme maliyetini arttıracağı için devalüasyonun bir diğer etkiside cari açık oluşturacaktır. Yükselen dış borç açığı yeni yatırım yapılmasını engelleyecek bunun sonucunda büyük ölçüde ekonomik kriz kaçınılmaz olacaktır.

Türkiye’de yıllara göre devalüasyonlar;

  • 7 eylül 1946 – % 54,3 oranında
  • 4 ağustos 1958 – % 68,9 oranında
  • 10 ağustos 1970 – % 40 oranında
  • 21 eylül 1977 – % 9,1 oranında
  • 1 mart 1978 – % 23 oranında
  • 10 haziran 1979 – % 43,7 oranında
  • 24 ocak 1980 – % 32,7 oranında
  • 5 nisan 1994 – % 51 oranında
  • 22 şubat 2001 – % 28,4 oranında